2017 Favoriler || Kitap Sayfaları

31 Aralık 2017 Pazar


Şşş. Ben geldim. Kimseyi uyandırmadan favorilerimi yazıp gitmeyi planlıyorum.  Parmak uçlarımda blogda dolaşıyor olmam hem de bunu kendi blogumda yapıyor olmam gerçekten komik değil mi? Uzun bir süre, Kaf dağlarının ardında Simurg kuşu ile beraber çıktığım bu yolculukta bloga biraz ara vermem gerekiyordu. Tamamen gittiğimi düşünmemişsinizdir umarım. Olsaydı zaten veda... Iııı ıııı Yok veda yazıları,vedalaşmak çok üzücü şeyler. Ama bir şekilde blogu kimsesizmiş gibi bırakıp gitmezdim. Tabir-i caizse bebeğim altı yaşına giriyor. Bir anne bebeğini bu yaşlarda bırakabilir mi? Bu soru yerine şunu sorayım: bir anne bebeğini HİÇ bırakabilir mi? Bu caniliği sana yapamazdım tabiki. Gel gelelim bu kadar özlediğim ve bir miktar da yazmaya çekindiğim blogumda 2017'ye de veda çakıyoruz. Herhangi bir parti düzenlenmeyecektir. Kapıya gelenlere çay ikramımız belki olabilir. Kapıma gelmişsiniz eliniz boş gelmeyiniz.

2017 canım! Seni çok sevdim. Her bir santimini her bir anını... Doya doya yaşadım bazı aylarını. Bazı aylarında göz çukurlarım dolup taştı. Bulanık görmeye başladığım o dakikaları da sevdim. Korkumun alev alıp bir gönlü yıkışını da izledim seninle. Boş geçen günlerimiz de olmadı değil. Bazı günler dolu geçemiyordu. Ha! Ama hep o günlerden ders aldım 2017'ciğim. Bullet journal'ım senin yılında en güzel haline doğru şekillendi. Her sayfasına daha bir özenerek doldurdum, arkadaşlarıma da hazırladım. Bir hobimi senin zamanında edindim.

Eylülde Kitap Sayfaları || 2017

8 Eylül 2017 Cuma

Eylül ayına ne zaman girdik de bu kadar hızlı geçti inanın hatırlamıyorum. Zaman adeta bizden bağımsız bir şekilde ilerlemeye ve bununla beraber de benimle gelen gelsin gelmeyen son durakta insin modundayken haliyle biz de uymak zorunda kalıyoruz. Ağustos ayında oldukça verimli bir kitap okuma sürecinde çıktığımdan eylül ayına da bir o kadar mutlu bir başlangıç yaptım. Hatta eylül ayında okumayı planladığım kitaplardan olan Kafes'i 5 gün önce bitirdim. Beklediğimden çok çok keyif aldım. Diğer okumayı düşündüğüm kitaplar ise şöyle;

Neler Okudum?|| Ağustos - 2017

5 Eylül 2017 Salı


Yaz aylarının son günlerine artık girmiş bulunuyoruz. Bunun için oldukça sevinçliyim açıkcası. Zira herkesin de müzdarip olduğu aşırı sıcaklardan nasibimi almış ve artık sonbaharın o kırılgan yapraklarına bir miktar özlemiş bulunuyorum. Bununla beraber kendi okuma sayılarıma bakarak söyleyebilirim ki sonbahar-kış mevsimleri kitap okumak daha zevkli ve daha çok oluyor. Tatil gelince daha çok okurum havasına girsek de eminim birçoğunuz da benim gibidir. Tabi istisnalar her zaman aramızda.

Üç aylık tatilim boyunca en çok ağustos ayında kitap okumuşum. Bunun için omzuma pat pat vurduktan ve aferimlere boğduktan sonra eylül ayı için artık hazırım. Ayrıca kendinizi şımartmayı da ihmal etmemeli ve bir kitap alma hakkınız olduğunu hatırlatmayı unutmamalısınız. Ben kendi hakkımı Hepsiburada'nın perşembe günleri yapmış olduğu kitap indiriminden yararlandım. Hem de kargo 1 tl! Deymeyin keyfime.

Ağustos ayını toplamda 8 kitap okuyarak kapattım ve böylece huzurlu bir şekilde eylül ayına merhaba dedim. Bakalım neler okumuşum;

Özgürlüğe kamçı vuran yazardan özgür ruhlu bir karakter: Feniçka, Lou Andreas-Salome

28 Ağustos 2017 Pazartesi

Lou Andreas Salome hayatı ve bakış açısı bana şu soruyu sorduruyor: Özgürlük diye bir şey var mı? Bir gün özgür olmak istersek ne yapmalıyız? Aklıma takılan soruların cevaplarını keşke kendisine sorabilsem. Zira eminim vereceği cevap tam da şuna benzer olacaktır;


 “…Dünya sana hediye sunmaz, inan bana. Bir yaşam istiyorsan, çal onu…” 

12 Şubat 1861 yılında doğan Salome, yaşadığı devirde birçok olayda adı büyük harflerle anıldı. Bunun sebebi ise sanırım büyük yazarlar ile samimi ilişkileri olmasıydı. Tarih onu belkide acımasızca yargıladı belki de sadece doğrular çok fazla doğruydular. Rilke, Nietzsche ve Freud bu harika kadına olan aşklarından dolayı neler çektiler kim bilir? Bazıları Nietzsche'nin kadın düşmanlığının sebebi olduğunu bile söylüyorlar. Burada magazinsel bir süreç doğuyor fakat ben bu detaylara girerek ana konudan sapmak istemem. Zira detaylı bir araştırma yaptıktan sonra Salome'un hayatına ufak da olsa bir şeyler eklemek ve onu da blogumda konuk etmek istiyorum.

İkiz Kardeşler'in Brezilya Hikayeleri Ve: Öyküler, Fabio Moon & Gabriel Ba

24 Ağustos 2017 Perşembe

Şahsım adına konuşmam gerekirse belli başlı gündemdeki ülkeler dışında pek fazla ülke tanımışlığım yoktur. Hemen beynimin en önemli köşesine not düşmeli bu bakımdan. Yeni ülkeler, yeni kültürler öğren! Akabinde işte bu eksikle başladığım Ve: Öyküler hızır gibi yetişti. Brezilya hikayelerini kendi üsluplarını da ekleyerek iletmek istediklerini oldukça güzel bir biçimde yansıtılmış olarak çizgi roman formatında okuyoruz.


Bazıları kısa kısa hikayelerden oluşurken bazıları da uzun ama bir o kadar da etkili hikayeler barındırmasıyla Ve: Öyküler Brezilyalı ikiz kardeşler olan Gabriel Ba ve Fabio Moon'un orjinal ismiyle Çizgi Düşler etiketiyle basılmış. Daha önce Güngezgini'ni okuduysanız Ve: Öyküler'den istediğiniz tat biraz eksik kalacaktır. Tabi içinde "Kahve İçin Çok Geç" ile "Yansımalar I - II" hikayeleri için bir şans vermenizi şiddetle öneriyorum.

Made With Love By The Dutch Lady Designs